Son Yazılar

1 Eylül 2013 Pazar

Paşaca Şelalesi


Dünyanın en yüksek şelalesi Venezulea sınırları içinde yer alan Angel Şelalesi'dir. Neredeyse 1000 metreye ulaşan bir serbest düşüşe sahip.



Fotoğraf: Alp Yetimoğlu
Burada araya girerek bir konudan özellikle ve önemle bahsetmek istiyorum. Angel Şelalesi'nin serbest düşüşü 807 metre. Ancak, şelalenin suları zemine ulaşamadan önce kayalıklara çarparak 172 metre daha ilerliyor. Toplayınca da 979 metrelik yüksekliğe ulaşıyor. Şelalenin yüksekliğini ölçerken de bu ölçütü göz önüne almamız gerekiyor. Yani, 979 metre denilen Angel Şelalesi'nin serbest düşüş itibariyle yüksekliği 807 metre.

Türkiye'nin en yüksek şelalesi olarak adlandırılan Kapuzbaşı Şelalesi 76 metre olarak ölçülse de serbest düşüşünü tamamlamadan önce kayalıklara çarptığını görüyoruz. Tortum Şelalesi ise 48 metre yükseklikten düşmektedir. Kaynaklarda yüksekliği ile sıklıkla adı duyulan Maral Şelalesi ise, kayalıklara çarpa çarpa düşmektedir.



Yazımızın konusu olan Paşaca Şelalesi, Giresun ili Görele İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yağışlı zamanlarda ve ilkbahar aylarında karların erimesi sonucunda 60 metreye ulaşan serbest düşüşü ile Türkiye'nin en yüksek şelalesidir. Şelalenin suları yaz aylarında azalmakta ve yüksekliği 25 metreye kadar düşmektedir. Şelale, kendi başına bir şelale olmakla kalmamakta, düşüşüne başlamadan önce 200 metrelik yatay akar şekilde çağlamakta, düşüşünü tamamladıktan sonra, yüzlerce metre boyunca küçük çağlayanlar oluştura oluştura yoluna devam etmektedir. Bütün bu çağlayan grubu, şelaleyi Türkiye'deki en uzun şelaleler grubu; Türkiye'nin en uzun şelalesi, Türkiye'nin en uzun takım şelaleleri haline getiriyor. Paşaca Takım Şelaleleri... Derenin bu kısımlarında küçük gölcükler oluşmakta, bazı kısımlarda kayaların oluşturduğu mağaralara rastlanılmaktadır. Araç yolu ile derenin birleştiği noktadan şelaleye kadar zorlu bir yürüyüş ve tırmanış parkuru (doğal hali ile) bulunmaktadır. Bu parkurda, mağara geçişleri, kaya tırmanışları, atlayış gerektiren dere geçişleri, şelale tırmanışı, tırmanıştan sonra 200 metre uzunluğundaki yatay akar şelale parkuru (evet, hepsi aynı derenin güzergahında) bulunmaktadır.

Paşaca Şelalesi'ne Nasıl Gidilir?

Şelale'ye Görele ilçesinden 25 kilometrelik bir yol vardır. Görele ilçesinden Çavuşlu Beldesine kadar 12 kilometrelik yol, Karadeniz Sahilyolu'dur, 10 dakika kadar bir sürede Çavuşlu Beldesine varılır. Buradan sonra Esenli / Kırıklı / Yeşildere / Hamzalı / Beşirli köy yollarının olduğu tabelanın olduğu sapaktan çıkılır. Tek gidiş tek geliş Grup Yoluna girilmiştir. 8 kilometre kadar gidiltikten sonra önemli bir sapak ile karşılaşılır. Bu sapakta Kırıklı yönüne dönülmelidir. İkinci Kırıklı çıkışından çıkılmaz, dereiçi Grup Yolu takip edilir. (Şelaleye ikinci Kırıklı yolu takip edilerek Esenli Köyü üzerinden de erişim vardır.) Bu yol sürekli takip edilerek Yeşildere Köyüne (Eski adı Dağhamza) kadar gidilir. Yeşildere Köyüsağınızda kalacak şekilde dereiçi yol takip edilir. 1 kilometre kadar gittikten sonra Beşirli Köyüne giden yolun sağına düşen çıkıştan çıkılır ve yaklaşık 3 kilometre kadar toprak yol takip edilir. Alttaki haritada gösterilen noktaya gelindiğinde araba park edilir. Araçtan çıktıktan sonra aracın solunda kalan patikalar takip edilerek yaklaşık 750 metre yürüyerek şelaleye varılır. Bu gidiş, sizi şelalenin altına götürecektir.

Bir önceki çıkışta, Beşirli Köyünden çıkar, ilk sağdan yolunuza devam ederseniz bu yol sizi şelalenin üst kısmına götürecektir. Yalnız, şelalenin üst kısmına gidebilmek için 3-4 kilometrelik patikaların takip edilmesi gerekebilir.

Not: Toprak yol içinde bir dere geçişinde gerekli köprü sistemi mevcut bulunmadığından, yağışın çok şiddetli olduğu zamanlarda bu yolun kullanılmaması tavsiye edilir.


Yukarıdaki fotoğraflarda şelalenin altına bir insanın girebileceğini görebilirsiniz. Biraz daha içeri gidince, şelalenin suları size hiçbir şekilde değmiyor. Ben, şelalenin altında bu fotoğrafı çektirirken şelaleden düşen tatlı suların ağzımda bıraktığı o enfes tadı hiçbir zaman unutamadım. Esasında, bu fotoğrafın çekimi sırasında kendimi, asıl çağlayanın altında zannediyordum. Fotoğrafımı çeken amcam ise beni yeterince yönlendirmemişti. Asıl çağlayandan geçtiğim sırada başımdan aşağı akan su kütlesi beni neredeyse yere yapıştıracaktı (ki ben Temmuz-Ağustos arasında, su düzeyinin en az olduğu zamanda gitmiştim.) Yağışlı zamanlarda bunu yapmak hayatınıza mal olabilir. Bu zamanlarda şelalenin suları fotoğrafın en alt tarafına kadar düşmektedir. Alttaki fotoğrafta, suların yere çarptığı noktanın hemen altında görünen kayalık kısma kadar.

Fotoğraf: Erhan Aydın
Türkiye'nin hiçbir yerinde bu kadar yüksekten serbest düşen bir şelale daha yok. Tabi bu sözümüz bahar aylarını ve yağmurlu zamanları kapsamakta. Yazın güneşli bir gününde giderseniz 25 metrelik fotoğraftaki serbest düşüşe tanık olabilirsiniz. Hayal kırıklığına uğramaya gerek yok. Güzel bir doğa yürüyüşü yapmış, pikniğinizi en güzel bir şekilde tamamlamış, benzersiz anılarla yolunuza devam etmiş olabilirsiniz. İsterseniz, yakında tamamlanması muhtemel Sis Dağı Yolunu takip ederek Sis Dağı'na tırmanabilirsiniz. (2017 itibarıyla Sis Dağı yolu kullanımdadır.)

Şelaleye akan suların çevre köylerce alınması neticesinde şelalenin suları azalmış olsa da görülmeye değer. Şelalenin adının kaynağı hakkında bilgim de yok. Bildiğim birkaç şey var. Birincisi, doğa burada son derece doğal ve el değmemiş. İkincisi ise, civardaki köyler derenin gözünden suları köylerine getirdiği için derenin suyunda gözle görülür bir azalma var. Karadeniz köyleri için dahi su önemli olsa da, umarım şelalenin yukarısından köylere götürülen sular kesilir. Başka yerden su getirilir.



Şelale daha önce profesyonel olarak incelenmediği için suyun debisi hakkında bir şey söyleyemeyeceğim. Gerekli incelemeyi uzmanları yapabilir. Yine de şelalenin Mayıs-Haziran arasında en coşkulu halini görmenin mümkün olduğunu söyleyebilirim.

Fotoğraf: Erhan Aydın
Bloğumuz amatörden profesyonele... Uzmanları bölgemize bekleyip daha kaliteli çekimler ve bilgilendirici yazılar yazmaları için davet ediyoruz.

Ek: Nisan 2016 - yani ben bu yazıyı yazdığım andan 2,5 yıl sonra TRT şelalemiz hakkında çekilmiş fotoğrafları Türkiye'ye sundu. Giresun Belediyesi şelalenin tanıtımı için projeler hazırlıyor. Şimdi şelalemiz çok daha fazla kişi tarafından biliniyor.

Ek 2: Ağustos 2017 itibarıyla (bu yazı yazıldıktan 4 yıl sonra), şelalenin yüzlerce ziyaretçisi olmuştur. Öğrendiğimiz kadarıyla (teyit) bölgenin Milli Park olarak ilan edilmesi ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Şelalenin korunması adına sevindirici bir haber.

Not: Şelalenin internet ortamına aktarılmasında büyük emeği geçen saygıdeğer Ahmet SIBIÇ'a saygılarımızı iletiyoruz. Binlerce yıldır mevcudiyetini sürdüren böylesine bir güzelliğin yeni yeni tanınıyor olması bizi biraz olsun hüzünlendirse de, tanınmaya başlanması ile gerekli hassasiyetin gösterilmesi bizi son derece memnun etmiştir.

Şelalenin daha fazla fotoğrafı için burayı tıklayabilirsiniz.

Aşağıdaki haritayı kullanarak şelaleye ulaşabilirsiniz. Harita tam olarak şelaleye çıkmaktadır.


Daha Büyük Görüntüle

3 yorum :

  1. Serhat Mercanlı14 Mayıs 2016 11:42

    Bu cennet köşesinin tanıtımında emeği olan herkese çok teşekkürler. Umarım en kısa sürede bu şelaleyi ziyaret edebilirim.

    YanıtlaSil
  2. Ben de gittim gördüm. Çok güzel bir yer. Muhteşem. İnsan huzur buluyor burada. İlk fırsatta yeniden gideceğim. Ulaşımı da kolay.

    YanıtlaSil
  3. Pınar Gökkaya11 Haziran 2016 13:53

    Merhaba, sitemizi yeni gördüm. Tebrikler çok başarılı bir iş gerçekleştirmişsiniz. Şelaleye gittim. Haritada tarif ettiğiniz gibi. Tam olarak şelaleye çıkıyor. Şelale, belirttiğiniz noktanın Tam altında, Zaten haritada belli oluyor. Emeğiniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil

Makalemizle ilgili düşüncelerinizi yorum olarak paylaşabilirsiniz. Yorum yapmak için kayıt olmanız gerekmemektedir.

 
Copyright © 2012 - 2018 Profesyonel Fotoğrafçılık . Tasarım: OddThemes - Yayımcı: Gooyaabi Templates - Kullanım Koşulları
DMCA.com Protection Status