Son Yazılar

16 Nisan 2016 Cumartesi

En Yaygın 99 Fotoğrafçılık Problemi (ve Çözümü) - 2


LENS KULLANIMI

© Marcus Hawkins


12. Problem: Bazı günlerde dahili optik sabitleyici özelliği olan lensler kullandım ancak diğer fotoğraflarla aralarında bir fark göremedim. Bu lensleri satın almaya değer mi?

Görüntü sabitleyici özellikleri, karmaşık, bilgisayar-kontrollü işlemlerdir, ve lensin içerisindeki otomatik motorların, herhangi bir titreşimi engellemeye yarayan bir dizi elemandan oluşmaktadır. Canon, Nikon, Tamron ve Pentax tarafından üretilen yeni nesil görüntü sabitleyici özellikleri son derece iyi şekilde çalışmaktadır ve duruma göre üç ya da dört duraklık avantajlar sağlamaktadır.



Olağanüstü keskin sonuçlar bekleyebilirsiniz fakat unutmayın ki bu tür sistemler nesnelerin hareketleri üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildir. Azami performans için deklanşöre yarım bastıktan sonra sabitleyici özelliğin ideal performansa ulaşabilmesi için bir saniye kadar beklemelisiniz.

Bazı lensler çoklu sabitleyici modlara sahiptir, bir kaydırma modunda düzeltme işlemi portre ya da manzara çekimini yaptığınızdaki hareketin yönüne bağlı olarak sadece yatay ya da dikey bir şekilde işleyecektir.

Bazı lensler kaydırma işlemini ya da üçayak kullanımı algılayabilecek otomatik tespit etme özelliği kullanmaktadır, ayrıca Nikon VR lensler kararsız durumlar için bir 'aktif' mod bulundurmaktadır.

13. Problem: En keskin görüntüyü elde edebilmek için en küçük diyaframı kullanıyorum fakat fotoğrafım yumuşak bir şekilde çıkıyor – bir şeyleri yanlış mı yapıyorum?

Bazı lensler f/22 gibi en dar diyafram değerine sahip olmakla birlikte bazı lensler f/32 gibi değerler de sunmaktadır. Peki ama neden lenslerde en geniş açıklık her zaman gösterilirken en dar değerler ender bir şekilde gösterilmektedir?

En dar diyafram değerinin sıklıkla listelenmemesinin en önemli sebeplerinden birisi, bu değerin kullanımının pek tavsiye edilmemesidir, çünkü bu değer genellikle, kırınım (difraksiyon) adı verile daha yumuşak ve daha az karşıtlıklı fotoğraflar ortaya çıkmasına neden olur. Her diyafram değerinde bu sonuç ortaya çıkacaktır, ancak etkisi azdır. Ancak, diyafram değeri küçüldükçe kırınım etkisi büyüyecektir.

Küçük diyafram ayarlarında, diyafram bıçakları arasından geçen ışık dalgaları, fotoğraf düzgün bir şekilde odaklanmış olsa bile, belirsizleşecektir.

Bu yüzden, lensin en küçük diyafram değeri kullanıldığında alan derinliği artarken çözünürlük azalacaktır. Fotoğraf kalitesini artırmak için bir ya da iki durak diyaframı açmayı deneyin.

© Marcus Hawkins

14. Problem: Lensin 'Tatlı Noktası' nedir, bunu nasıl kullanabilirim?

Lensler, azami diyafram değerleri kullanıldığında keskin görüntüler elde etmeye çalışacaktır. Diyafram değerini f/16 ila f/32 arasındaki dar bir değere çektiğinizde, kırınım, keskinliği bozan büyük bir problem olmaya başlayacaktır.

Tatlı nokta, lensten lense değişecek olmakla birlikte, f/8 gibi bir civardadır. Bu ayarı en iyi şekilde kullanmak için Diyafram Öncelikli Moda geçiş yapın, diyaframı uygun bir şekilde ayarlayın.

15. Problem: Bir zum lenste listelenen değerler içinde yer alan ikinci f-sayısı (28-135mm f/3.5-5.6 lensteki 5.6 gibi) ne anlamak gelmektedir – ve bu konu hakkında endişelenmeli miyim?

Çoğu zum lens üzerinde iki f-sayısı gösterilmektedir, çünkü bu değerlerden birisi geniş açı ucundaki, diğeri telefoto uçtaki kullanılabilecek en geniş diyafram açıklığını belirtmektedir. Bu durumda, 28mm'de en geniş diyafram açıklığı olarak f/3.5 kullanılabilecekken 135mm'de sadece f/5.6 kullanılabilecektir.

Kamerayı elinizde tutuyorsanız, bu bir sorun teşkil edebilecektir – zum yaptıkça diyafram küçülecek, pozlama süresi uzayacak ve bulanık fotoğraflar çekme riskiniz artacaktır.

16. Problem: Taç yapraklı parasoleylerin (lens hood) gölgelenme ve parlamalarla baş edebilme konusunda dairesel olanlardan daha etkili olduğunu okudum. Peki ama 18-55mm lensler için neden bir taç yapraklı parasoley bulamıyorum?

Çoğu kit 18-55mm lens dahili odaklama özelliğine sahip değildir, bu nedenle odak aralıkları arasında bir uçtan diğer uca geçiş yaparken lensinizin ön elemanı da dönecektir. Bu, parasoleyin de döneceği anlamına gelmektedir, bu yüzden taç yaprak şeklindeki bir parasoley kullanılamaz. Bunun yerine, dairesel parasoley kullanmanız gerekecektir.

© Marcus Hawkins

17. Problem: Hangi lenslerin APS-C, hangilerinin full-frame uyumlu olduğu konusunda kafam karıştı. Bu konuda üreticilerin kullandığı bir yol var mı?

Full-frame lensleri APS-C kameralarda kullanabilirsiniz fakat APS-C lensleri full-frame gövdelerde kullanamazsınız. APS-C lensler için kullanılan isimlendirmeler, Canon EF-S, Dikon DX, Sigma DC, Tokina DX'tir. Full-frame lensler için kullanılan isimlendirmeler ise, Canon EF, Nikon FX, Sigma DG, Tokina FX'tir.


18. Problem: Standart otomatik odaklama motorları, ultrasonik motorlar, halka tipli otomatik motorlar arasındaki farklılıklar nelerdir – ve en iyisi hangisidir?

Çoğu lenste, kamera gövdesinden komut edilen motorların yerine dahili AF motoru bulunmaktadır. Otomatik odaklamayı harekete geçirmek için en basit kullanım bir elektrikli motor tarafından harekete geçirilmektedir. Halka tipli ultrasonik AF iki büyük halkayı kullanarak lensin otomatik odaklamayı yapabilmesi için bir dönme kuvveti oluşturmaktadır.

Çok hızlı AF motorlarının temel avantajları, işlemlerini sessize yakın bir şekilde gerçekleştirmeleridir. Tekli ya da tek-çekim otomatik modlar sırasında tam zamanlı manuel netlemeyi sağlayabilmek için, Manuel odaklama halkası otomatik odaklama sırasında dönmez. Bu nedenle ultrasonik AF kullanımının temel elektrikli ultrasonik AF motorlara oranla daha az avantajı vardır.


Bu motorlar, AF'yi çalıştırmak için dişli çarklar kullanmaktadır, ki bu da biraz grene neden olmaktadır. Bu sistemler genellikle temel motorlar kadar yavaş değildir ve tam zamanlı manuel netlemeye izin vermezler. Canon USM, Nikon AF-S, ve Sigma HSM temel ve halka tipli ultrasonik AF için aynı isimlendirmeleri kullanmaktadır, bu nedenle hangi tip motorun kullanıldığını söylemek zordur.


Tamron, temel sistem için PZD, halka tipli AF için USD kullanarak öne çıkmaktadır.

19. Problem: Renk sapmaları hakkında birçok şey duydum, fakat bu konu hakkında pek bilgim yok. Açıklayabilir misiniz?

Renk sapmaları, lens farklı noktalardan gelen ışık dalgalarına odaklandığında meydana gelmektedir. Bu tür sapmaların iki çeşidi bulunmaktadır. Dikey renk sapmalarında, ışığın yolculuğu boyunca geçtiği yol üzerinde farklı noktalarda bulunan ışık dalgalarına odaklanılmaktadır. Yatay renk sapmalarında ise ışık dalgaları enine ya da yanlara doğru kaydırılmaktadır.

Bu olay sonucu oluşan etkiye 'renk saçaklanması' adı verilir, çünkü fotoğrafın yüksek kontrastlı köşelerinde ya kırmızı/camgöbeği, ya da mavi/sarı saçaklanmalar meydana gelecektir. Bu iki tür saçaklanmanın karışarak yeşil/eflatun saşaklanmalar ile de karşılaşabilirsiniz.

Renk sapmalarını azaltmak için lens üreticileri renk sapmalarını ortadan kaldırabilmek için genellikle 'akromatik ikili' adı ile anılan farklı refraktif indeksleri birleştirmektedir.

Yüksek kaliteli lensler ışığın dağılımını en aza indirebilmek için özelleştirilmiş hibrid camlar içeren elemanlar kullanmaktadır, Nikon ED (Extra-low Dispersion) ve Canon UD (Ultra-low Dispersion) gibi. Nikon ve Pentax gibi Yeni DSLRler renk sapmaları ile mücadele etme konusunda dahili düzeltme özellikleri sunmaktadır.

Ancak, fotoğrafları RAW olarak çeker ve Adobe Camera RAW kullanarak bu fotoğrafları JPEG'e çevirirseniz, bu düzeltmeler işe yaramayacaktır.  Canon DSLRlerde dahili renk sapmaları düzeltme özelliği yoktur ancak Digital Photo Professional adlı yazılımı kullanarak bu tür sorunları kolaylıkla ortadan kaldırabilirsiniz.

20. Problem: Zum lenslerde Dışbükey Bozulma (Barrel Distortion-Fıçı Bükülmesi) ve İçbükey Bozulma (Pincushion Distortion-Yastık Bükülmesi) diye bir şey olduğunu duydum – bu tam olarak ne anlama geliyor ve rötuş sırasında bunu düzeltebilir miyim?

Zum lensler kullanılırken genellikle geniş açı ucunda dışbükey bozulma ve telefoto ucunda içbükey bozulma meydana gelebilmektedir. Kadrajı dolduracak bir dikdörtgen şeklinin fotoğrafını çektiğinizde dışbükey bozulma nedeni ile dikdörtgenin kenarları dışa, içbükey bozulma nedeni ile içe yay şekli meydana getirecektir.

© Marcus Hawkins

Çoğu fotoğraf düzenleme programında bu tür bozulmaları düzeltecek araçlar mevcuttur.

21. Problem: Yeni bir süper - zum lens satın aldım, fakat ışığa doğru çekim yaparken, olağandan çok daha fazla şekilde gölgelenme ve parlama (ghosting - flare) meydana geliyor. Bu sorunu azaltmanın bir yolu var mı?

Süper - zum lensler, diğer lenslere oranla içlerinde daha fazla eleman barındırmaktadır, bu nedenle etraftaki ışık kaynakları bu tür lensler için daha büyük problem olmaktadır. Bu tür sorunlarla baş edebilmenin en kolay yolu bir parasoley kullanmaktır, bunlar, lensin içine farklı açılardan girmeye çalışan ışıkları engelleyecektir.

İkinci olarak, lensinizin önüne taktığınız filtrelerin iyice sıkıştırıldıklarından emin olun, bu filtrelerin tertemiz olmasını sağlayın, üzerlerindeki en küçük toz, leke ya da su damlası ışığı kolayca tutacak ve istenmeyen dokuların oluşması riskini artıracaktır.

Doğrudan bir şekilde ışığa doğru çekim yapmıyorsanız, lensin önünde durabilirsiniz, böylece lensin üzerine gölge düşmesini sağlayabilirsiniz. Güneşten gelen ışığı engellemek için şapka ya da bir başka koruma kalkanı kullanabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken ise, bu tür nesnelerin, fotoğrafın içinde çıkmamasıdır.

22. Problem: Lens değiştirmek demek sensöre toz bulaşacağı anlamına mı gelmektedir?

Çoğu fotoğrafçı lens değiştirme sırasında 'toz topakları' konusunda paranoyaktır. Bu nedenle, en iyi çekimi yapacak ekipmana sahip olsalar bile, lens değiştirmekten sakınabilirler.

İhtiyacınız varsa, lens değiştirmekten korkmayın, sadece birkaç önlem alın. Kamerayı her zaman kapalı tutun, çünkü kameranız açık olursa, sensör tozları kendisine çekebilir. Lens değiştirirken, mümkün olduğunca tozdan ve rüzgardan uzak alanları seçin.

Daha sonra, değiştirilecek olan lensi hemen takın ve kameranızın içine toz girmesine engel olun. Son olarak, kameranızın içine bir şey gitmesi riskini en aza indirmek için kameranızı aşağıya dönük tutun.

23. Problem: Lensimin üzerinde 'makro' yazıyor fakat nesnelere o kadar çok yakınlaşamıyorum. Neden?

Makro lensler 1:1 oranında büyütme sağlarlar, bu bir nesnenin sensöre, ki çoğu kamerada bu 24x16mm'dir, gerçek hayattaki büyüklüğü oranında düşmesi demektir. Çoğu 'makro' lens hemen hemen 1:4 oranında bir büyütme oranı vermektedir, ki bu oran neredeyse bir kredi kartı boyutlarıdır.

Bazı kompakt kameranın yakın çekime izin verdiği doğrudur, fakat bu kameralar bu özelliklerini geniş-açılı özellikleri ile yapabilmektedir. Bu yüzden, bu kameraların küçük bir şekilde yakalayacağını düşündüğünüz nesneler düşündüğünüz kadar küçük çıkmayabilir. Kameranın gölgesi nedeniyle yeterli ışığı elde edemeyebilirsiniz. Görece daha uzun bir çalışma mesafesi daha uygun olacaktır.

It’s true that many compact cameras do allow close focusing, but they only do so with the lens at its wide-angle setting. So the smallest subject they can capture isn’t as small as you might think. It can also be hard to get enough light on the subject, which ends up in the camera’s shadow. A slightly longer working distance is much more practical (find out How to set your autofocus for macro photography)



1. SAYFA: Genel Fotoğrafçılık Problemleri
2. SAYFA: Lens Kullanımı
3. SAYFA: Dijital Kamera Aksesuarları
4. SAYFA: Dijital Kamera Ayarları ve Kontrolleri
5. SAYFA: Kamera Pozlaması
6. SAYFA: Flaş Kullanımı
7. SAYFA: Fotoğrafçılık Tekniği


Sayfalar: 1234567



Yorum Gönder

Makalemizle ilgili düşüncelerinizi yorum olarak paylaşabilirsiniz. Yorum yapmak için kayıt olmanız gerekmemektedir.

 
Copyright © 2010 - 2021 Profesyonel Fotoğrafçılık . Tasarım: OddThemes - Yayımcı: Gooyaabi Templates - Kullanım Koşulları
DMCA.com Protection Status