Dev Deniz Canlılarını Su Altında Belgeleme Sanatı
Okyanusun derinliklerindeki devasa canlıları fotoğraflamanın, kelimelerle tarif edilmesi güç, büyüleyici bir yanı bulunmaktadır. Su altı fotoğrafçılığına sadece dört yıl önce başlamış bir fotoğrafçı olarak söyleyebilirim ki; bu serüven bende denize karşı yepyeni bir hayranlık ve derin bir saygı uyandırdı.
1. Yolculuğa Çıkmadan Önce Ekipmanınıza Tamamen Hakim Olun
İster tüplü ister serbest dalış yapıyor olun, su altında bir kamerayla titizlikle çalışırken nefesinizin yavaşladığını, sakinleştiğinizi ve içsel bir huzura kavuştuğunu hissedersiniz. Eğer daha önce bir su altı kamera muhafazası (housing) kullanmadıysanız, buna alışmak biraz zaman alabilir. Bu ekipmanlar hantal ve ağırdır; bir yandan yüzerken bir yandan da onu dengelemeniz gerekir. Ayrıca, tüm düğme ve kumandaların yerini ezbere bilmelisiniz. Balinaları ve balina köpekbalıklarını fotoğraflarken, devasa bir canlıyı nispeten yakın bir mesafeden çekeceğinizi unutmayın; bu yüzden geniş açılı bir lens ve muhafazanız için uygun bir "dome port" (kubbe port) kullanmanız gerekecektir. Temel ekipman ihtiyaçlarını şöyle özetleyebilirim:
Su Altı Muhafazaları (Housings)
Bu gövdeler kameranızı içine alan, onu kuru tutan ve su altındayken kamera fonksiyonlarına erişmenizi sağlayan yapılardır. Genellikle DSLR ve aynasız kameraların modellerine özel olarak üretilirler. Bu muhafazalar ucuz değildir; fiyatları bazen kameranızın değerini aşabilir, bazen de 500$ civarında seyredebilir.
Satın alırken unutmamalısınız ki; muhafaza ve "port" (lensi koruyan kısım) ayrı satılır ve yalnızca belirli lenslerle uyumludur. Bu nedenle sadece kamera gövdesini değil, elinizdeki ve kullanmayı planladığınız lensleri de hesaba katmalısınız.
Nauticam: Sektörün zirvesidir ancak en pahalı seçenektir. Çok dayanıklı, güvenli ve cam port taşıyabilen bir ekipman isteyen profesyoneller için idealdir.
Ikelite: Sağlam gövdelere sahip, orta segment fiyatlı bir tercihtir.
Seafrogs: 40 metre derinliğe kadar iyi performans sergileyen, fiyat-performans açısından en uygun muhafazalardır.
Dome Port ve Geniş Açılı Lensler
Balinaları (ve diğer birçok büyük deniz canlısını) fotoğraflamak için muhafazanızda bir "dome" (kubbe) yapıya ihtiyacınız vardır. Bu, geniş açılı lens kullanmanıza olanak tanır ve su altındaki o muazzam şöleni daha doğal bir görüntüyle sunar. Balinalar ve balina köpekbalıkları için genellikle 11mm ile 35mm arası geniş açılı lensler tercih edilir; çünkü hayvanlara oldukça yakın olacaksınız.
GoPro'lar
Eğer balinaların su altı videolarını çekmek istiyorsanız GoPro'lar da harika bir seçenektir; çünkü hem geniş açılıdırlar hem de sabit diyaframlı spor kameralarıdır. Bir muhafaza içindeki profesyonel kameraların aksine, GoPro'lar su altının "bas-çek" kameraları gibidir. HERO 6 Black ve HERO 7 Black modelleriyle birlikte görüntü sabitleme teknolojisi ve kalitesi büyük oranda arttı; bu yüzden bir GoPro kullanacaksanız bu modellerden birini öneririm. Bir diğer seçenek de GoPro'yu ana su altı muhafazanızın üzerine takıp video kaydını başlatmaktır. Böylece aynı anda hem fotoğraf hem de video çekebilirsiniz.
2. Suya Girmeden Önce Ayarlarınızı Mümkün Olduğunca Hazırlayın
Suya atlamadan önce tüm ayarlarınızı en iyi şekilde tamamlamış olmalısınız. Bir kez içeri girdiğinizde, balinaların büyüleyici görüntüsü ve salgılanan adrenalin nedeniyle tüm dikkatiniz canlı üzerinde olacak; o an ayarlar kurcalamak isteyeceğiniz en son şeydir.
Öncelikle ışığın kritik önemini unutmayın. Balinalar devasa canlılar olduğu için, tüm gövdeyi netlik alanına dahil edebilmek adına yeterince yüksek bir alan derinliğine ihtiyacınız olacak. Bu, genellikle f/8 civarında bir diyafram açıklığıyla (birkaç durak altı veya üstü olabilir) çekim yapmanız gerektiği anlamına gelir. Eğer ışık koşulları çok parlak değilse, kısık diyaframı dengelemek için ISO değerinizi biraz yükseltmeniz gerekebilir; ISO 500 ile 1600 arası, görüş mesafesi düşükse daha yüksek değerleri hedefleyin. Ayrıca hareketten kaynaklanan bulanıklığı önlemek için en az 1/250 perde hızıyla çekim yapmalısınız; imkanınız varsa 1/500 hıza çıkmak çok daha iyi sonuç verecektir.
Fotoğraflarınızın köşelerinde veya kenarlarında bulanıklık fark ederseniz, bir "dome port" üzerinden çekim yapmanın doğası gereği f-stop değerini artırarak alan derinliğini yükseltmeniz gerekir.
Dalış aralarında mutlaka fotoğraflarınızı kontrol edin ve ayarlarınızı ihtiyaca göre yeniden düzenleyin. Bunu, ideal olarak muhafazayı (housing) hiç açmanıza gerek kalmadan yapmaya çalışın.
3. Geniş Açıyla Çekim Yapın
Balinalar ve balina köpekbalıkları devasa canlılardır. Onları fotoğraflarken bazen sadece birkaç metre kadar yaklaşırsınız. Su altında bu devleri karelerken geniş açılı bir lens ve "dome port" en yakın dostunuz olacaktır. Balinalar için genellikle 15-20mm, balina köpekbalıkları için ise 12-15mm arası (toplamda 12mm ile 35mm arası) en ideal aralıktır.
Eğer kullandığınız su altı muhafazası zoom (odak uzaklığı) ayarı yapmanıza izin vermiyorsa, kamerayı içine yerleştirmeden önce lensinizin odak uzaklığını sabitlemeyi unutmayın. Gün boyu teknede olacağınız için, muhafazayı karaya ayak basana kadar açmamak en güvenlisidir.
4. Daha Doğal Açılar İçin Derine Dalın
Eğer yanlarında yavruları olmayan, özellikle oyuncu bir balina grubuyla karşılaşırsanız, daha iyi bir bakış açısı yakalamak için 5 ila 10 metre derine dalabilirsiniz. Fotoğrafçılık açısından en etkileyici sonuçlar, hayvanın göz hizasından veya biraz altından yapılan çekimlerden gelir.
5. Ağır Çekim (Slow-Mo) Videolar Kaydedin
Video çekerken, görüntüyü sonradan dörtte bir hıza düşürebilmek için 120 fps (veya bölgenize ve kamera ayarlarınıza göre en az 100 fps) değerini hedefleyin. Bu yöntem, su altı videolarında gerçek hızda çekim yapıldığında oluşan sarsıntıları ve dalgalanma etkilerini dengelemeye yardımcı olur.
6. Sabah Güneşini ve Öğle Bulutlarını Değerlendirin
Balinaları fotoğraflarken ışık koşullarında hassas bir denge vardır. Sabahın erken saatleri, sunduğu açılı ve yumuşak ışık sayesinde çekim için harikadır. Öğle güneşi ise biraz yanıltıcı olabilir; güneş ışınları dalga yüzeyinden yansıyarak balinaların sırtında hareler oluşturabilir veya aşağı doğru çekim yaparken "tünel görüşü" benzeri bir etki yaratabilir.
Eğer güneşin önüne geçip ışığı okyanus yüzeyine yumuşatarak yayacak bir bulutun yaklaştığını görürseniz hemen hazırlanın; çünkü bunlar çekim için en ideal koşullardır.
7. Dome Üzerindeki Hava Kabarcıklarını Daima Kontrol Edin
Balina fotoğrafçılığı, tekneden suya sürekli atlayıp tekrar tekneye binmeyi gerektiren hareketli bir süreçtir. Bu hareketlilik, "dome port"unuzun dış yüzeyinde küçük hava kabarcıklarının oluşmasına neden olabilir. Eğer bu küçük davetsiz misafirleri elinizle nazikçe silerek veya suyun itme gücüyle yüzeyden uzaklaştırmazsanız, fotoğraflarınızda leke olarak görüneceklerdir. Su altındayken görüşünüzü kapatan bir şey olmadığından emin olmak için portunuzu ara sıra kontrol etmeyi alışkanlık haline getirin.
8. Ekranınızı Arka Panel Moduna Ayarlayın
Birçok kamera, varsayılan olarak otomatik ekran geçiş modunda gelir. Ancak bu durum su altı fotoğrafçılığı için pek kullanışlı değildir; çünkü muhafazanın içinden vizöre (viewfinder) bakmaya çalışmak, etkili bir kadraj oluşturmak için çok küçük ve zorlayıcı bir alandır. Bu nedenle, çekime başlamadan önce ekran modunu manuel olarak sadece arka ekranı kullanacak şekilde ayarlamalısınız.
9. Sürekli Odaklama (AI Servo) Modunu Kullanın
Vahşi yaşam fotoğrafçılığının diğer alanlarında olduğu gibi, "AI Servo" (Sürekli Odaklama) modu, konunuz hareket etse bile kameranızın netliği korumasına yardımcı olur. Balinalar ve balina köpekbalıkları sürekli hareket halindedir; bu yüzden bir kez odaklandığınızda her seferinde yeniden netleme yapmakla uğraşmak istemezsiniz. AI Servo, odağı konunun üzerinde kilitli tutmanızı sağlar. Ayrıca, deklanşöre yarım basarak odaklama yapmak su altı çekimleri için oldukça avantajlıdır; çünkü bir elinizle gövdeyi sabitlerken diğer elinizle deklanşörün üzerinde kalmak için sınırlı alanınız olacaktır.
10. Kadrajınızı Doğru Kurgulamayı Unutmayın
Su altı fotoğraf ve video çekimlerinde, konuyu doğrudan vizörün merkezine yerleştirme eğilimi vardır. Bu durum, hayvanın bir tarafında istenmeyen devasa bir mavi boşluk kalmasına, diğer tarafında ise vücudun bir kısmının kadraj dışına taşmasına neden olabilir.
Su altındaki tüm o hareketliliğe rağmen, hedeflediğiniz sonucu düşünerek çekimlerinizi doğru kompozisyonla kurgulamak önemlidir.






Yorum Gönder
Makalemizle ilgili düşüncelerinizi yorum olarak paylaşabilirsiniz. Yorum yapmak için kayıt olmanız gerekmemektedir.